Duru
New member
Marka Koruma Süresi Kaç Yıldır? – Eşimin Çaydanlığına Logo Basabilir Miyim?
Selam forum ahalisi!
Bugün sabah kahvemi içerken aklıma geldi: Şu “marka tescili” denilen şeyin koruma süresi kaç yıl? Çünkü eşim geçen gün benim kahve kupama “KralBen” yazıp kalp çizmiş… dedim ki, bu iş tescil edilmezse yarın biri “QueenBen” markasıyla piyasaya çıkar, sonra uğraş dur!
Hani erkeklerin o meşhur “çözüm odaklı” hali var ya, ben de direkt “Google’a yaz, sonra avukata sor, işi garantiye al” moduna geçtim. Ama eşim… o bambaşka bir boyutta! “Aaa ne tatlı olur, markanı birlikte büyütürüz” falan dedi. Ben hesap yapıyorum, o duygusal yatırımda. İşte tam o an düşündüm: Marka koruma süresi kaç yıl sürer ama sabır süresi kaç dakika sürer?
---
Bir Erkek Marka Korumasına Nasıl Bakar?
Bir erkeğin gözünde marka tescili, genelde şu denklemle açıklanabilir:
Koruma süresi = Yatırımın geri dönüş süresi + gurur katsayısı.
Adam markasını tescil ettirir, sonra her ortamda der ki:
“Benim markam kayıtlı kardeşim, 10 yıl devlet koruyor.”
Bir nevi evlilik cüzdanı gibi ama sevgi değil, bürokrasi garantili.
Erkek için bu 10 yıllık koruma süresi, bir stratejik planlama meselesidir. “10 yıl mı? Tamam, o zaman 8. yıl yenileme dosyasını hazırlarız, 9. yılda reklam kampanyasını patlatırız, 10. yılda da logoya minimal dokunuş yaparız.”
Kadın o sırada: “Renk paletini biraz daha sıcak tonda yapsak daha samimi olur.” der.
Erkek beyninde marka koruma süresi = “uzun vadeli ilişki”.
Kadın beyninde marka koruma süresi = “sürekli yenilenen aşk anlaşması.”
---
Kadınların Marka Korumasına Yaklaşımı: Empati, Estetik ve Biraz Drama
Kadınlar marka tescilini genellikle bir “duygusal sahiplenme” olarak görür.
O logoyu tasarlarken bile “bu renk bana ne hissettiriyor” diye düşünürler.
Hatta 10 yıl sonra yenileme zamanı geldiğinde “biz bu markayla büyüdük, o benim ilk göz ağrım” derler.
Erkek, “yenileme ücretini nereye yatırıyoruz?” diye sorarken,
kadın “ama bu logoda artık ben eski ben değilim” moduna girer.
Marka koruma süresi, kadınlar için biraz da ilişkiler gibidir:
Başta aşkla başlar, 5. yılda “artık farklı şeyler istiyorum” dönemi gelir,
10. yılda “yenileyelim mi, yoksa başka bir isim mi bulsak?” tartışması başlar.
Yani TÜRKPATENT’in belirlediği 10 yıllık süre aslında tam olarak psikolojik olarak da yerinde:
Kadın da erkek de o noktada bir “yeniden değerlendirme” sürecine giriyor!
---
Peki Gerçekten Marka Koruma Süresi Kaç Yıl?
Hadi biraz ciddi olalım, ama sadece biraz.
Türkiye’de bir markanın koruma süresi 10 yıldır.
Ama güzel yanı şu:
Bu 10 yılın sonunda yenileyerek süresiz koruma sağlayabiliyorsunuz.
Yani, logonuzun ömrü, sizin sabrınız kadardır.
Evde bitmeyen tartışmalar gibi:
“Sen yine logoyu değiştirmişsin, o fontu ben beğenmemiştim ki!”
Ama resmiyette, tescili yenilediğiniz sürece markanız sizindir.
TÜRKPATENT’e başvuruyorsunuz, 10 yıl boyunca kimse markanızı “çalarsa” devreye devlet giriyor.
Yani sizin markanıza kimse “çaydanlık baskısı” yapamıyor!
---
Forumdaşların Yorumlarını Bekliyorum!
Peki sizce?
Bir markanın 10 yıl korunması yeterli mi?
Yoksa “evlilik sözleşmesi gibi” her 3 yılda bir yenilensin mi?
Ben mesela kendi logoma 10 yıl güvenemem. Çünkü geçen yıl mavi seviyordum, bu yıl yeşil hoşuma gidiyor.
Bir sonraki yıl “renkli mi siyah beyaz mı” tartışmasına gireceğiz, orası belli.
Ama şunu da sormak istiyorum:
Erkekler genelde “tamam koruma süresi 10 yılmış, not aldım” der geçer.
Kadınlar ise “10 yıl mı? O zaman markamızın doğum gününü kutlayalım!” der.
---
Marka Koruma Süresinin İlişkilere Benzeyen Yanları
Bir düşünün:
Markayı tescil ettirirken TÜRKPATENT’e dilekçe veriyorsunuz, evlilikte de nikâh memuruna.
Markayı 10 yıl koruyorsunuz, evliliği “10. yıl dönümünde” kutluyorsunuz.
Yenilemezseniz, ilişki soğuyor; yenilerseniz yepyeni bir sayfa açılıyor.
Bir marka danışmanı bir keresinde şöyle demişti:
“Markayı yenilemezseniz başkası sahiplenebilir.”
O an içimden, “Evlilikte de öyle değil mi hocam?” dedim ama söylemedim tabii.
Yani demem o ki, marka koruma süresi sadece ticari bir süreç değil,
bir nevi bağlılık testi.
Yenilemeye üşeniyorsan, markayı gerçekten sevmiyorsundur.
---
Sonuç Olarak: Markanı da Eşini de Yenilemeyi Unutma!
Marka koruma süresi 10 yıldır ama o süreyi nasıl yaşadığın sana bağlı.
Erkekler stratejik plan yapar, kadınlar o planın ruhunu şekillendirir.
Sonuçta, markanı da ilişkin gibi koruman gerekir:
İlgilenmezsen solup gider, yenilersen sonsuza kadar senindir.
Şimdi sözü size bırakıyorum forumdaşlar…
Sizce markalar da insanlar gibi yaşlanır mı?
Yoksa her 10 yılda bir “botoks niyetine yenileme başvurusu” yeterli mi?
Hadi bakalım, kahveler hazırsa yorumlarda buluşalım!

Selam forum ahalisi!
Bugün sabah kahvemi içerken aklıma geldi: Şu “marka tescili” denilen şeyin koruma süresi kaç yıl? Çünkü eşim geçen gün benim kahve kupama “KralBen” yazıp kalp çizmiş… dedim ki, bu iş tescil edilmezse yarın biri “QueenBen” markasıyla piyasaya çıkar, sonra uğraş dur!Hani erkeklerin o meşhur “çözüm odaklı” hali var ya, ben de direkt “Google’a yaz, sonra avukata sor, işi garantiye al” moduna geçtim. Ama eşim… o bambaşka bir boyutta! “Aaa ne tatlı olur, markanı birlikte büyütürüz” falan dedi. Ben hesap yapıyorum, o duygusal yatırımda. İşte tam o an düşündüm: Marka koruma süresi kaç yıl sürer ama sabır süresi kaç dakika sürer?

---
Bir Erkek Marka Korumasına Nasıl Bakar?
Bir erkeğin gözünde marka tescili, genelde şu denklemle açıklanabilir:
Koruma süresi = Yatırımın geri dönüş süresi + gurur katsayısı.
Adam markasını tescil ettirir, sonra her ortamda der ki:
“Benim markam kayıtlı kardeşim, 10 yıl devlet koruyor.”
Bir nevi evlilik cüzdanı gibi ama sevgi değil, bürokrasi garantili.
Erkek için bu 10 yıllık koruma süresi, bir stratejik planlama meselesidir. “10 yıl mı? Tamam, o zaman 8. yıl yenileme dosyasını hazırlarız, 9. yılda reklam kampanyasını patlatırız, 10. yılda da logoya minimal dokunuş yaparız.”
Kadın o sırada: “Renk paletini biraz daha sıcak tonda yapsak daha samimi olur.” der.
Erkek beyninde marka koruma süresi = “uzun vadeli ilişki”.
Kadın beyninde marka koruma süresi = “sürekli yenilenen aşk anlaşması.”
---
Kadınların Marka Korumasına Yaklaşımı: Empati, Estetik ve Biraz Drama
Kadınlar marka tescilini genellikle bir “duygusal sahiplenme” olarak görür.
O logoyu tasarlarken bile “bu renk bana ne hissettiriyor” diye düşünürler.
Hatta 10 yıl sonra yenileme zamanı geldiğinde “biz bu markayla büyüdük, o benim ilk göz ağrım” derler.
Erkek, “yenileme ücretini nereye yatırıyoruz?” diye sorarken,
kadın “ama bu logoda artık ben eski ben değilim” moduna girer.

Marka koruma süresi, kadınlar için biraz da ilişkiler gibidir:
Başta aşkla başlar, 5. yılda “artık farklı şeyler istiyorum” dönemi gelir,
10. yılda “yenileyelim mi, yoksa başka bir isim mi bulsak?” tartışması başlar.
Yani TÜRKPATENT’in belirlediği 10 yıllık süre aslında tam olarak psikolojik olarak da yerinde:
Kadın da erkek de o noktada bir “yeniden değerlendirme” sürecine giriyor!
---
Peki Gerçekten Marka Koruma Süresi Kaç Yıl?
Hadi biraz ciddi olalım, ama sadece biraz.
Türkiye’de bir markanın koruma süresi 10 yıldır.
Ama güzel yanı şu:
Bu 10 yılın sonunda yenileyerek süresiz koruma sağlayabiliyorsunuz.
Yani, logonuzun ömrü, sizin sabrınız kadardır.
Evde bitmeyen tartışmalar gibi:
“Sen yine logoyu değiştirmişsin, o fontu ben beğenmemiştim ki!”
Ama resmiyette, tescili yenilediğiniz sürece markanız sizindir.
TÜRKPATENT’e başvuruyorsunuz, 10 yıl boyunca kimse markanızı “çalarsa” devreye devlet giriyor.
Yani sizin markanıza kimse “çaydanlık baskısı” yapamıyor!

---
Forumdaşların Yorumlarını Bekliyorum!
Peki sizce?
Bir markanın 10 yıl korunması yeterli mi?
Yoksa “evlilik sözleşmesi gibi” her 3 yılda bir yenilensin mi?
Ben mesela kendi logoma 10 yıl güvenemem. Çünkü geçen yıl mavi seviyordum, bu yıl yeşil hoşuma gidiyor.
Bir sonraki yıl “renkli mi siyah beyaz mı” tartışmasına gireceğiz, orası belli.
Ama şunu da sormak istiyorum:
Erkekler genelde “tamam koruma süresi 10 yılmış, not aldım” der geçer.
Kadınlar ise “10 yıl mı? O zaman markamızın doğum gününü kutlayalım!” der.

---
Marka Koruma Süresinin İlişkilere Benzeyen Yanları
Bir düşünün:
Markayı tescil ettirirken TÜRKPATENT’e dilekçe veriyorsunuz, evlilikte de nikâh memuruna.
Markayı 10 yıl koruyorsunuz, evliliği “10. yıl dönümünde” kutluyorsunuz.
Yenilemezseniz, ilişki soğuyor; yenilerseniz yepyeni bir sayfa açılıyor.
Bir marka danışmanı bir keresinde şöyle demişti:
“Markayı yenilemezseniz başkası sahiplenebilir.”
O an içimden, “Evlilikte de öyle değil mi hocam?” dedim ama söylemedim tabii.

Yani demem o ki, marka koruma süresi sadece ticari bir süreç değil,
bir nevi bağlılık testi.
Yenilemeye üşeniyorsan, markayı gerçekten sevmiyorsundur.
---
Sonuç Olarak: Markanı da Eşini de Yenilemeyi Unutma!
Marka koruma süresi 10 yıldır ama o süreyi nasıl yaşadığın sana bağlı.
Erkekler stratejik plan yapar, kadınlar o planın ruhunu şekillendirir.
Sonuçta, markanı da ilişkin gibi koruman gerekir:
İlgilenmezsen solup gider, yenilersen sonsuza kadar senindir.
Şimdi sözü size bırakıyorum forumdaşlar…
Sizce markalar da insanlar gibi yaşlanır mı?
Yoksa her 10 yılda bir “botoks niyetine yenileme başvurusu” yeterli mi?
Hadi bakalım, kahveler hazırsa yorumlarda buluşalım!

