Efekent pazarı hangi gün ?

Egemen

Global Mod
Global Mod
Efekent Pazarı Hangi Gün? Bir Pazar Sabahının Peşine Düştüğümüz Hikâye

Geçenlerde bir arkadaşım arayıp, “Efekent pazarı hangi gün kuruluyor, biliyor musun?” diye sordu. İlk anda çok basit bir soru gibi geldi. Sonuçta cevap birkaç kelimeden ibaretti: Pazar günü.

Ama sonra düşündüm. Bir semt pazarının gününü öğrenmek, aslında yalnızca takvimde bir günü bulmak değil. Hele söz konusu Efeler’deki Efekent Kapalı Pazar Yeri ise, o günün arkasında üretici, pazarcı, mahalle sakini, emek, alışveriş alışkanlıkları ve yıllar içinde değişen şehir hayatı var.

Ben de “Hazır sormuşken birlikte gidelim,” dedim. Böylece bizim küçük pazar maceramız başladı.

“Pazar Günüymüş” Deyip Geçmeyin

Önce en net bilgiyi ortaya koyalım: Efekent Pazarı, Efeler ilçesinde Girne Mahallesi’ndeki Efekent Kapalı Pazar Yeri’nde pazar günü kuruluyor. Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi'ndeki pazar yeri sorgulamasında da Efekent KPY için kuruluş günü “Pazar” olarak belirtiliyor. HAL

Burada özellikle “kapalı” kelimesinin üzerinde durmak gerekiyor. Çünkü pazarın hikâyesi yalnızca tezgâhlardan oluşmuyor. Hava şartlarının alışverişi ve esnafın çalışma koşullarını doğrudan etkilediği düşünülürse, kapalı bir pazar alanı hem satıcı hem de ziyaretçi açısından önemli bir şehir hizmetine dönüşüyor.

Arkadaşım Murat ise konuya başka türlü yaklaştı:

“Pazar günü olduğunu biliyoruz. Saat kaçta gideceğiz? Arabayı nereye bırakacağız? Önce sebze mi, peynir mi, diğer ürünler mi?”

Onun yaklaşımı tamamen çözüm odaklıydı. Önce güzergâhı çıkarıyor, sonra alışveriş listesini oluşturuyor, ardından zamanı hesaplıyordu.

Yanımızdaki Elif ise gülerek, “Liste güzel ama önce yaşlı komşumuz Ayşe Hanım’ın istediği peyniri bulalım. Geçen hafta özellikle istemişti,” dedi.

İşte o anda alışverişin iki farklı yüzünü fark ettim. Murat işi planlıyor, Elif ise alışverişin insanlar arasındaki bağını düşünüyordu. Üstelik bunu “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” gibi kesin kalıplara sokmak mümkün değildi. Aynı pazarda erkek pazarcının müşterisinin çocuğunun okulunu sorduğunu, kadın müşterinin fiyat hesabını en ince ayrıntısına kadar yaptığını da görebiliyorsunuz.

Pazar, bu basmakalıp ayrımları kolayca dağıtan yerlerden biri.

Efekent’e Doğru: Şehrin İçinden Pazara

Pazar sabahı yola çıktığımızda Aydın’ın alışılmış hafta sonu sakinliği vardı. Fakat pazara yaklaştıkça hareketlilik arttı.

Bir yanda alışveriş arabasını hazırlayanlar, diğer yanda tezgâhına erkenden gelen esnaf...

Murat arabayı park edecek yeri çoktan hesaplamıştı.

“Elimdeki listeye göre kırk dakika yeter,” dedi.

Elif ise karşıdan gelen tanıdık bir yüzü görünce durdu.

“Bir dakika, şu teyzenin yanına uğrayalım.”

Murat saati kontrol etti ama itiraz etmedi.

İşte pazarın tuhaflığı burada başlıyor. Markete girdiğinizde genellikle rafların arasında ilerlersiniz. Ürünler düzenlidir, fiyat etiketleri sabittir ve alışveriş çoğu zaman hızlı tamamlanır.

Pazarda ise alışverişin içine sohbet karışır.

“Bu domates bugün mü geldi?”

“Şu otun adı ne?”

“Geçen hafta aldığımız peynir çok güzeldi.”

“Bir kilo değil, biraz daha az koy.”

“Çocuğa da bundan ayırabilir misin?”

Bu cümleler ekonomik alışverişin ötesinde, toplumsal ilişkinin de parçalarıdır.

Bir Pazarın Tarihi Aslında Bir Şehrin Hikâyesidir

Pazar kültürünün geçmişi çok daha eskilere uzanıyor. Anadolu'da pazarlar tarih boyunca yalnızca ürün alınıp satılan alanlar olmadı. Köylünün ürününü kentliye ulaştırdığı, insanların haberleştiği, fiyatların öğrenildiği ve sosyal ilişkilerin kurulduğu ortak alanlar olarak da işlev gördüler.

Bugün modern kapalı pazar yerleri bu geleneğin çağdaş biçimleri olarak karşımıza çıkıyor.

Efekent Kapalı Pazar Yeri'nin geçmişine bakıldığında da burada farklı türde satışların planlandığı görülüyor. Efeler Belediyesi'nin yayımladığı resmi listelerde manav, peynir-tavuk, bakkaliye, züccaciye-hırdavat-oyuncak, ayakkabı-terlik ve başka satış alanlarına ilişkin kayıtlar bulunuyor. Efeler Belediyesi

Bu ayrıntı bana oldukça ilginç geldi.

Çünkü pazar dediğimiz şey yalnızca “meyve sebze alınan yer” değil. İçinde küçük bir ekonomik ekosistem barındırıyor.

Bir tezgâhta üretici kendi ürününü satıyor.

Başka bir noktada esnaf farklı bir ürünü müşteriye ulaştırıyor.

Bir başka yerde insanlar alışveriş sırasında birbirleriyle konuşuyor.

Ve bütün bunlar, şehrin gündelik ekonomisinin küçük ama canlı parçalarını oluşturuyor.

Murat’ın Listesi, Elif’in Sorusu

Pazara girdiğimizde Murat hemen harekete geçti.

“Domates, biber, patates, soğan... Bunlar tamam. Sonra peynir.”

Elif ise başka bir tezgâhta durdu.

“Bu ürün nereden geliyor?”

Satıcı cevap verdiğinde Elif ürünün nasıl yetiştirildiğini, ne zaman toplandığını sormaya başladı.

Murat biraz sonra yanımıza geldi.

“Sen hâlâ ürünün hikâyesini mi dinliyorsun?”

Elif gülümsedi.

“Sen de sadece fiyatına bakıyorsun.”

“Çünkü bütçe önemli.”

“Üreticinin emeği de önemli.”

İkisi de haklıydı.

Bu küçük konuşma aslında pazar alışverişinin neden yalnızca fiyat karşılaştırmasından ibaret olmadığını gösteriyordu.

Murat'ın yaptığı hesap, aile bütçesini korumaya yönelikti. Elif'in soruları ise ürünün arkasındaki emeği ve insanı görmeye çalışıyordu.
 
Üst