Depresif otizm nedir ?

Egemen

Global Mod
Global Mod
Depresif Otizm Nedir? İki Ayrı Durumu Tek Bir Etiket Sanma Hatası

Bir gün insanın kendi beynine bakıp “Bugün de bütün sistemler çalışıyor ama ben kullanıcı olarak giriş yapamıyorum” demesi mümkün mü? Bence mümkün. Hatta bazen kahve bile açılış ekranında takılı kalıyor. :)

“Depresif otizm” ifadesini ilk duyduğumda, bunun otizmin özel bir türü olduğunu düşünenler olabileceğini tahmin ediyorum. Oysa klinik açıdan “depresif otizm” ayrı bir otizm tanısı değildir. Genellikle otizmli bir kişide depresyon belirtilerinin de bulunmasını anlatmak için kullanılan gündelik bir ifadedir.

Otizm yaşam boyu devam eden bir nörogelişimsel durumdur; depresyon ise duygu durumla ilişkili bir ruhsal bozukluktur. İkisi aynı şey değildir ancak aynı kişide birlikte görülebilir. NICE da otizm değerlendirmesinde depresyon ve diğer ruhsal durumların ayrıca değerlendirilmesini öneriyor. Nice+1

Asıl ilginç nokta burada başlıyor: Depresyon belirtileri otistik bir kişide nasıl görünür?

Çünkü herkesin depresyonu aynı görünmez. Hele ki otizm söz konusu olduğunda “Üzgün müsün?” sorusuna alınan cevap, bütün hikâyeyi anlatmayabilir.

Otizm ve Depresyon Aynı Şey Değil

Önce kavramları ayıralım.

Otizm; sosyal iletişim ve etkileşimde farklılıklar, tekrarlayıcı davranışlar veya ilgi alanları, rutinlere bağlılık, duyusal hassasiyetler ve bazı kişilerde duyguları düzenleme konusunda güçlüklerle ilişkili nörogelişimsel bir durumdur. Üstelik otizm tek tip değildir; iki otistik kişinin günlük yaşam deneyimleri birbirinden ciddi biçimde farklı olabilir. Nice

Depresyon ise uzun süre devam eden çökkün duygu durum, ilgi ve haz kaybı, enerji azalması, uyku veya iştah değişiklikleri, umutsuzluk, suçluluk ve günlük işlevlerde belirgin düşüş gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var:

Otistik olmak depresyonda olmak anlamına gelmez.

Aynı şekilde depresyonda olmak da kişinin otistik olduğu anlamına gelmez.

Ancak ikisi bir araya geldiğinde belirtiler birbirine karışabilir.

Örneğin otistik bir kişi zaten kalabalık ortamlardan yoruluyor olabilir. Depresyon başladığında ise daha önce keyif aldığı insanlarla görüşmekten de tamamen vazgeçebilir.

İkisini birbirinden ayırmak bazen “Ben bugün insan görmek istemiyorum” ile “Ben artık hiçbir şey yapmak istemiyorum” arasındaki farkı anlamaya benzer.

İlk cümle her zaman depresyon değildir.

İkincisi ise daha dikkatli değerlendirme gerektirebilir.

Peki Depresif Otizm Nasıl Anlaşılır?

Burada tek bir belirtiye bakmak doğru değildir.

Özellikle kişinin kendi normalinden ne kadar farklılaştığına bakmak önemlidir.

Diyelim ki Ahmet yıllardır yalnız kalmayı seviyor. Hafta sonlarını bilgisayar başında geçirmek onun için gayet normal. Arkadaşları “Neden bizimle gelmiyorsun?” dediğinde “Evde daha rahatım” diyor.

Bu durum tek başına depresyon göstergesi değildir.

Fakat Ahmet'in son aylarda sevdiği oyunları açmadığını, yemek düzeninin değiştiğini, işe gitmek için hazırlanmakta zorlandığını, daha önce büyük keyif aldığı hobilerden uzaklaştığını ve sürekli “Ne anlamı var?” demeye başladığını düşünelim.

Burada artık önceden var olan özelliklerden farklılaşan yeni değişiklikler dikkat çekmektedir.

NICE, depresyon değerlendirmesinde yalnızca belirti sayısına bakılmamasını; belirtilerin süresi, şiddeti, kişinin işlevselliği ve geçmişinin de dikkate alınmasını öneriyor. Otistik kişilerde iletişim farklılıkları varsa değerlendirme yöntemi kişinin iletişim ihtiyaçlarına göre uyarlanmalı. Nice

Yani “Göz teması kurmuyor, demek ki depresyonda” gibi bir denklem kurmak doğru değildir.

Aynı şekilde “O zaten sessiz biriydi, bu yüzden içine kapanması normal” demek de bazı önemli değişiklikleri gözden kaçırabilir.

Kadınlar ve Erkekler Aynı Şekilde Yaşamak Zorunda Değil

Bu konuda özellikle klişelere dikkat etmek gerekiyor.

“Erkekler çözüm odaklıdır, kadınlar duygusaldır” gibi genellemeler hem bilimsel açıdan yetersiz hem de gerçek insanların çeşitliliğini görmezden geliyor.

Ama günlük hayattan örnek verirsek, farklı insanların depresyonla baş etme stratejilerinin farklı olabileceğini göstermek mümkün.

Mesela 32 yaşındaki Murat, kendisini kötü hissettiğinde hemen bir Excel dosyası açabilir.

Uyku saatleri.

Yemek düzeni.

İşe devamsızlık.

Günlük enerji seviyesi.

Murat'ın zihnindeki çözüm şudur:

“Problemi maddelere ayırırsam kontrol edebilirim.”

Bu onun erkek olduğu için “doğası gereği” böyle olduğu anlamına gelmez. Karakteri, geçmiş deneyimleri ve problem çözme biçimi böyle olabilir.

Aynı şekilde 29 yaşındaki Elif, kendini kötü hissettiğinde ilk olarak yakın arkadaşıyla konuşmak isteyebilir.

“Benimle otur. Çözüm bulmana gerek yok. Sadece burada ol.”

Bu da kadın olduğu için otomatik olarak böyle davrandığı anlamına gelmez. Elif'in ilişki kurarak rahatlama biçimi olabilir.

Hatta roller tamamen tersine dönebilir.

Depresyondaki bir erkek yoğun biçimde duygusal destek arayabilirken bir kadın bütün durumu görev listesine dönüştürerek kontrol etmeye çalışabilir.

Dolayısıyla önemli olan “erkekler böyle, kadınlar şöyle” demek değil; kişinin kendi baş etme biçimini tanımaktır.

Otizmde Depresyon Neden Farklı Hissedilebilir?

Otistik bireylerde duyusal hassasiyetler, rutin değişiklikleri, sosyal çevrenin talepleri ve iletişim güçlükleri günlük yaşamı etkileyebilir. NICE, otistik yetişkinlerde çevrenin, duyusal özelliklerin, sosyal ilişkilerin, iletişim sorunlarının ve yaşam koşullarındaki değişikliklerin değerlendirilmesini özellikle vurguluyor. Nice+1

Örneğin iş yerinde sürekli gürültüye maruz kalan bir kişi düşünelim.

Her gün açık ofis.

Telefon sesleri.

Toplantılar.

Beklenmedik görevler.

Sürekli sosyal etkileşim.

Akşam eve geldiğinde kişi sadece “Bugün kötü geçti” demeyebilir.

Kendini tamamen tükenmiş hissedebilir.

Burada kritik soru şudur:

Kişi gerçekten depresyonda mı, yoksa yaşam koşulları sürdürülemez hale geldiği için mi çökmüş durumda?

Bazen cevap ikisi birden olabilir.

Bu yüzden yalnızca kişiye “Daha pozitif düşün” demek yerine çevreyi de incelemek gerekir. Çünkü ortam sürekli aynı yükü üretmeye devam ediyorsa yalnızca kişiden uyum sağlamasını beklemek oldukça eksik bir yaklaşım olur.
 
Üst