2 Kredilik ders Ortalamayı Ne Kadar Etkiler üniversite ?

Tolga

New member
Kredilik Ders ve Ortalama: Bir Karar, Bir Hikaye

Sevgili forumdaşlar,

Bugün sizlerle bir hikaye paylaşmak istiyorum. Belki de çoğunuzun yaşadığı bir durumdur, belki de tamamen yeni bir bakış açısı kazanmanıza yol açar. Beni anlamanızı ve bir şekilde bu konuda ortak bir duyguya sahip olmanızı umuyorum. Bu hikaye, bazılarımız için hayatın nasıl aniden değişebileceğini, bazılarımız için ise sadece bir dersin, bir sınavın, bir kararın nasıl tüm üniversite hayatını etkileyebileceğini gösteriyor.

Bir zamanlar, üniversitenin ilk yıllarını büyük bir heyecanla geçiren bir öğrenci vardı. Adı Mert’ti. Çözüm odaklı biriydi, her sorun için bir çözüm yolu mutlaka bulurdu. Bir dersin kredisiyle ilgili herhangi bir tereddüt yaşadığında, Mert bunu stratejik bir şekilde ele alır, hangi dersin daha faydalı olduğunu hesaplar, ve tüm kararlarını mantıkla verir, duygulara fazla yer vermezdi. Üniversite hayatı ona, hayatta kalmak için her şeyin bir oranı, her şeyin bir stratejisi olduğu gibi geliyordu. Ama bir gün, önemli bir karar alması gerekti.

Bu ders, ikinci dönemin ortasında, geçmek için büyük bir çaba gösterdiği ama bir türlü başaramadığı bir dersti. Kredisi de sadece iki idi. Sadece iki! Ama o kadar önemli ki... Mert'in mantığı, "İki kredilik ders ne kadar etkileyebilir ki?" şeklindeydi. Ancak işte, işin duygusal yönü, düşünmeden geçiştirebileceği bir şey değildi.

Duygusal Yük ve Hesaplaşma

Mert, bir akşam oturup hesap yaptı. Yüzeysel düşünce, sadece iki kredinin toplam ortalamaya etkisinin çok küçük olacağı yönündeydi. Ancak içsel bir huzursuzluk vardı, “Acaba bu ders gerçekten benim için ne kadar önemli? Ne kaybederim?” diye düşünmeye başladı. Üniversite hayatını bu kadar ciddiye alıyordu, ama bir yandan da ne kadar boğulduğunu hissediyordu.

Bir gün, dersin içeriği üzerine düşünmeye başladığında, dersi en başından beri sevmediğini fark etti. Ama gerçekten sevmediği için mi yoksa her zaman sınavlarına ne kadar hazırlansa da kaygıları yüzünden mi başarısız oluyordu? O an, bir ışık yanmıştı Mert’in kafasında. Bu dersin onun hayatına katkısı aslında sadece not almak değil, belki de yaşamı hakkında derinlemesine düşünmesine yardımcı olacak bir fırsat olabilirdi.

Kadınların Empatik Yaklaşımı

Mert’in en yakın arkadaşı, Elif ise durumu çok farklı bir şekilde ele aldı. Elif, daima daha empatik ve ilişkisel yaklaşan biriydi. Onun için bu dersin kredisi ne kadar önemliydi? İki kredi olsa da, öğretmeniyle olan ilişkiyi, derse olan hislerini sorgulamadan önce Mert’in bir iç yolculuğa çıkması gerektiğini savundu. “Bu dersle ilgili hislerin nedir, Mert?” diye sordu bir akşam sohbetinde. Mert şaşırmıştı, çünkü hiçbir zaman bu kadar derin bir soru ile karşılaşmamıştı.

Elif, her zaman Mert’in yanında olurdu ama onun duygu dünyasını da anlamaya çalışıyordu. O an Mert, Elif’in sadece dersin kredisini değil, bir insanın içsel huzurunu ve duygusal durumunu da dikkate aldığını fark etti. Elif, “Eğer bu ders senin üzerinde negatif bir etki yaratıyorsa, o zaman bırak ve bir sonraki dönemde başka bir şekilde yeniden ele al. Kendine odaklan, bu kredinin seni nasıl etkilediğini anlamaya çalış.” diyerek bir bakıma Mert’i rahatlatmıştı.

Bir Adım Atmak, Bir Karar Vermek

Sonunda, Mert ve Elif bir kütüphane köşesinde birbirlerine hikayelerini paylaşırken, Mert önemli bir karar verdi. Duygusal olarak bu dersin ona ne kadar etkilediğini ve aslında bir dersin, bir sınavın ötesinde bir şeyler ifade ettiğini anlamıştı. Hangi dersin notunun ne kadar önemli olduğu, sadece mezuniyetin değil, içsel tatminin de bir yansımasıydı. O dersin, belki de hayatında hatırlayacağı bir dönüm noktası olacağını fark etti.

Krediler bazen ne kadar küçük görünse de, onların bize sunduğu fırsatlar çok büyük olabilir. Hayatta alacağımız her karar, sadece mantıkla değil, hislerle de şekillenir. Elif’in bakış açısı, Mert’e “Bir dersin ortalama üzerindeki etkisinden daha fazlasıdır, bu senin içsel yolculuğundur” dedi.

Sonuç: Ortalamanın Ötesinde

Mert, sonunda bu dersin kredisiyle ilgili kararını verdi, ama bu karar, sadece bir dersin etkisiyle sınırlı değildi. O, artık yalnızca dersin sonucuna değil, hayatındaki her anın duygusal anlamına da odaklanıyordu. Kredilik derslerin ortalama üzerindeki etkisini sadece hesaplayarak değil, duygusal zekayla da değerlendirmeye başladı. Çünkü bazen, mantıkla alınan kararlar, duygusal gücün yanında küçük kalabilir.

Sevgili forumdaşlar, bir dersin kredisi gerçekten çok küçük olabilir, ancak etkisi bazen sandığınızdan çok daha büyük olabilir. Sizin hayatınızdaki kredilik dersler nelerdi? Bir dersin notu, üniversiteyi nasıl etkileyebilir? Bu konuda ne düşünüyor ve nasıl bir karar aldınız? Yorumlarınızı, düşüncelerinizi duymak için sabırsızlanıyorum!

Unutmayın, her karar bizi bir adım daha yakınlaştırır hayatta kendimize…